MANAVGAT DERSHANELER BİRLİĞİ

11.04.2013 00:00
Manavgat Dershaneler Birliği Manavgat'ımızda 2011'de bir birlik kuruldu ve dokuz dershanemiz bu Birliğe üye olma kararı aldı. Her hafta, üyesi olan bir dershanede toplantı yapan Manavgat Dershaneler Birliği, 2012 yılında ve 2013 yılında karar alarak ödüllü sınavı birlikte yaptı. Yani artık Manavgatlınızda Birlik üyesi dokuz dershanemiz birlikte tek ödüllü sınav yapıyor. Biz de ANKA ekibi olarak Birliğin Başkanı Sn. İsmet OKYAY Hocamızla ilk kez Manavgat Dershaneler Birliği'ni konuştuk. Mustafa YILDIZ: YGS'de umduğunu bulamayan bir öğrenci LYS'de sıçrama yapabilir mî? Bunun örnekleri var mı? İsmet OKYAY: Bakın bizim dershanemizin de diğer dershanelerin de bu konuyla ilgili çeşitli araştırmaları var. YGS sürpriz bir sınav. Soruların yoruma dayalı olarak sorulmasından dolayı sürpriz bir sınav. Çok çalışıp istediği sonucu alamayan çok sayıda öğrenci var. Bu öğrenciler eğer motivasyonlarından ve çalışma tempolarından bir şey kaybetmezlerse LYS'de çalışmalarının karşılığını alacaklardır. İkinci sınav grubu LYS biraz daha çalışmaların karşılığının alındığı bir sınav; yorum değil bilgilerin ölçüldüğü bir sınav. Herkes "YGS kolay, LYS zor" der; ancak tam tersi LYS daha kolaydır. YGS'den sonra kalan iki, iki buçuk aylık süreçte dikkat edip performansı düşürmemek gerekir. Mustafa YILDIZ: Öğrenciler arasında ödüllü sınav sonucunda birliğin sağladığı burs konusunda bazı istekler var. Dershaneler Birliği kurulduğunda burs olanakları ciddi anlamda azaldı. Burs olanaklarını genişletmeyi düşünüyor musunuz? lerin tespit edilmesi ve bunlara yardımcı olunmasıydı. Şu anda biz stratejik planlardan ilk üçünü yapabildik; ama ilerleyen süreçte, bahsettiklerinizi biz de düşünüyoruz. Bunları yapma hedefimiz ve gayretimiz olacak. Bunlar eskiden zaten dershanelerin bireysel yaptığı şeylerdi; artık bunları ortak olarak yapacağız sadece. Bahsettiğiniz şeyler bir ihtiyaç. Bunları zaman zaman okullar bizden istiyorlar. Biz de onlara yardımcı olmaya çalışıyoruz. Onur Can ŞAHİN: Son olarak Manavgat Dershaneler Birliği olarak Manavgat kamuoyuna iletmek istediğiniz bir şey var mı? İsmet OKYAY: Manavgat kamuoyuna söylemek istediğimiz şey dershanelerine sahip çıksınlar, özellikle çocukları sadece dershaneye gönderip bütün yükü dershanenin sırtına vermesinler. Anne-babalar, dershaneler, okul bunların tamamı bu sürecin içinde mutlaka kendi konumlarının haklarını vermeli. Biz dershane olarak bu işin bir köşesindeyiz. Okul başka bir köşesinde, aile başka, öğrenci de ortasında kalıyor. Dolayısıyla bu sürecin içinde Manavgat da olsun istiyoruz. Dershanesine sahip çıksın diyoruz. Bunun dışında onların istekleri olursa da biz memnuniyetle elimizden geldiğince karşılamaya çalışırız. Bize zaman ayırıp sorularımızı yanıtlayan misafirperver ve güler yüzlü İsmet Hocamıza ve tüm Manavgat Dershaneler Birliği Ailesine bu keyifli sohbet için tekrar teşekkür ediyoruz. Haftaya yine ve artık Çarşamba günleri görüşmek dileğiyle, en derin saygı ve sevgilerimizle... Şu anda ihtiyaç olduğu için varız. Biz kimseye zorla dershaneye gelin demiyoruz. İnsanların ekstra eğitim alma istekleri var. Bu zaten insanların hakkıdır. Bu isteklerine karşı biz cevap verecek organlarız. Bu konuda Başbakana yedi kişilik, Bülent Arınç'ın, Hüseyin Çelik'in ve Mehmet Ali Şahin'in de bulunduğu, bakanlar kurulu dershanelerin kapatılmaması hakkında bir rapor sundular ve şu anda bu gündemden kalkmış durumda. Mustafa YILDIZ: Yani Böyle bir çalışma kalmadı mı? İsmet OKYAY: İleri bir tarihe ertelendi. Bu konuyla ilgili biraz daha net malumatlar edinilecek, ondan sonra. Şu anki çalışma biraz yüzeysel bir çalışma olmuş, böylesine yüzeysel bir çalışmayla Türkiye'deki eğitim sistemini etkileyecek bir hareket içine girileceğini düşünmüyorum. Onur Can ŞAHİN: Manavgat Dershaneler Birliği'ne tekrar dönecek olursak birlik daha aktif olmalı bizce Hocam. Örneğin; birlik okullarımızla irtibatını daha da arttırsa, okullarımızda panel, konferans düzenlese, okullarımıza destek olsa; "Manavgat ve Eğitim" konulu aylık bülten çıkarsa, spor turnuvaları düzenlese daha güzel olmaz mı Hocam? Bu konularda sosyal alanda çalışmalarınız var mı? İsmet OKYAY: Tabi tabi. Bunların hepsi projelerimizin içerisinde; ama bunlar için kendi içimizde de iç disiplinimizin tam anlamıyla sağlanması, Birliğin bu konuda tam anlamıyla kendini ispatlaması gerekiyor. Uzun vadede stratejik planlarımızda bunlar var. İlk etapta yapmaya çalıştığımız şey; dershanecilik kalitesinin yükseltilmesi, beraber sınavlar düzenleyerek başarı düzeyi yüksek öğrencibir halk kitlesi var. Bu konuyla alakalı belli araştırmalar yapılıyor, dershaneler kapatılmasının olumlu ve olumsuz yanları ortaya konuyor. Başbakanımız bunlardan kapatılması yönünde reyini kullanıyor ve bu konuyla alakalı çalışma başlatılıyor. Tabi eğitim uzun bir süreç, bu süreçte de Milli Eğitim Bakanlığı'na çok ciddi bir bütçe ayrılıyor; ama tüm ihtiyaçlar gideriliyor diyemeyiz buna rağmen. Dershaneler burada bir açığı kapatıyorlar ve hangi açığı kapattıkları tam tartışılmadı. Biz de isteriz; okullar öyle kaliteli olsun ki bize gerek kalmasın. Kapatayım o zaman. Bana ihtiyaç olmadığı zaman ben neden durayım? İsmet OKYAY: Az önce dershanelerin kalitesinin bundan bir buçuk sene önce çok da iyi noktada olmadığından bahsetmiştik. Bu düşünceyi tüm dershane kurucusu arkadaşlarımız da aynı şekilde paylaşıyor. Sebebi de ekonomikti ve dershanelerin kapatılması tartışmaları çıkınca iyice sıkıntıya girildi. Dershanecilikte kaliteli eğitim vermek istiyorsanız öncelikle yeterli hocanız, yeterli dokümanınız olmalı, uygun bir eğitim programınız olmalı. Bunları yapabilmek için ekonomik gücünüzün iyi olması gerekiyor. Daha önceki yıllarda dershanelerimiz kendi arasındaki rekabette şu yanlışı yaptılar, eğitim kalitesinden ziyade "İyi öğrenci bende olsun, kaç liraya olursa olsun" mantığıyla hareket ettiler. Öğrenciyi alıyordunuz; ama eğitim vermeye geldiğiniz zaman ciddi sıkıntılar meydana geliyordu. Bu açmazı bizim kapatmamız lazımdı. İnsanlar dershaneye gelirken " A Dershanesi 500 lira istedi; B Dershanesi 1.000 lira istedi. O zaman A Dershanesine gideyim ben." diye gelmemesi lazım. Öğrencinin ailesiyle birlikte dershaneye gittiği zaman "Kaç saat ders veriyorsunuz, bana sunduğunuz olanaklar nelerdir?" gibi soruların hepsini sorması lazım. Bunlar sorulmuyor, sadece ücrete bakılıyordu. Bu da eğitimin kalitesini düşürüyordu. Bu kalitenin gelmesi gerekiyor. Öncelikle Manavgat Dershaneler Birliği olarak hedefimiz buydu. Bu noktada bursları da şöyle yapıyoruz; ödüllü sınava bağlı olarak verdiğimiz burslar var, bir de dershaneler olarak yasal olarak vermemiz gereken burslar var. Bu da yasal olarak "%3 " yapıyor. 1000 öğrencisi olan bir dershane 30 öğrenciye daha burs veriyolacak boyutlara gidiyor. Önceki sistemde bunu hak eden hak etmeyen öğrenci sorunu vardı. Şimdi Birliğin yaptığı şey şu; hak eden öğrenciyi bulmaya çalışıyoruz. Önümüzdeki seneden itibaren de bu sınavı tamamen kaldıracağız. İlçe Milli Eğitim ile ve okullarla ihtiyaç sahibi öğrencileri tespit edip onların elinden tutacağız. Mustafa YILDIZ: Kamuoyunda son birkaç yıldır dershanelerin kapatılması gündemde. Bizzat Sayın Başbakanımız bu konuyu gündeme getirmişti. Manavgat Dershaneler Birliği'nin bu konudaki düşünceleri nelerdir? İsmet OKYAY: Başbakanımız or. Bunları hesapladığınız zaman her dershanede yüzde on-on beş dolaylarında burslu öğrenci okuyor. 1000 öğrenciden yüzde on beş, 150 öğrenci yapar. On üç dershaneyle bunu çarptığınız zaman zaten sayı çok ciddi olmasa da memnun bunu söylüyordu; ama bu bilgiyi hangi kaynaktan aldığına bakmak lazım. Onlar tabi gelen anketlere kulak vermek zorunda. Bu anketler içerisinde bir seçenek olarak bu da sunulmuş. Dershaneler
YORUMLAR