Kenan KESKİN Sos. Güv. Danış.

kenan.keskin@hotmail.com
10.09.2012 / 19:32

Kenan KESKİN Sos. Güv. Danış.

Emeklilik yaşı?

Geçen hafta emeklilik yaşının bakanlar kurulunda konuşulması, medyanın sosyal güvenlik alanındaki en önemli haberlerinden biriydi.

Haberlere göre Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, kuruldaki diğer Bakanlar ve Başbakana taban emeklilik yaşının 2015 yılından sonra 53 olması gerektiği konusunda bir sunum yapmıştı. Sayın Bakanın gerekçesi de, SGK’nın geçmişteki erken emeklilik yasaları nedeniyle bir kara deliğin içerisine düşmesiydi.

Sayın Bakan bu sarmaldan kurtulmak için yeni istihdam yaratmanın ve kayıt dışı istihdamın önlenmesinin yeterli olamayacağı aynı zamanda emeklilik yaşının tekrar yükseltilmesi gerektiğini düşünüyor. Bir anlamda doğru olabilir, kaçak çalışmayı önlemek ve yeni iş alanları yaratmak uzun ve zorlu bir süreç gerektirir, oysa emeklilik yaşını yükseltmek için bakanlar kurulu üyelerini ve Başbakanı ikna etmek yeterlidir. Pratik düşünen kafalar pratik çözümler üretirler ve Sayın Bakanımız da pratik kafaya sahip bir siyasetçimizdir.
***
08.09.1999 da yürürlüğe giren 4447 sayılı yasaya göre emeklilik yaşı kadınlarda 58, erkeklerde 60 olarak belirlenmişti.
1 Ekim 2008 den sonra yürürlüğe giren emeklilik yasasıyla da çalışanların 58-60 yaşlarında emekli olması erken bulunmuş ve yaş sınırı kadın-erkek ayrımı yapılmaksızın 65 yaşa yükseltilmişti.

Şu anda yürürlükte olan 5510 sayılı SSGSS yasasına göre, Türkiye’deki yaş sınırı erkekler ve kadınlar için 65’tir,
Peki, öyleyse nereden çıktı bu 53 yaş ve neden 2015 yılından itibaren düşünülüyor?
***
Bunu anlayabilmek için yakın geçmişimizde SSK’nın yaş konusunda hangi değişik şartları uyguladığını bilmemiz gerekir.
20.02 1992 tarihinde çıkarılan 3774 sayılı kanunla emeklilik sisteminde ilk önceleri 60, daha sonra 50-55 olarak uygulanan “yaş şartı” birdenbire kaldırılmış ve emeklilik için kadınlarda 20, erkeklerde 25 yıllık çalışma süresi ve bu süre içerisinde 5000 gün prim ödenmiş olması yeterli görülmüştü. Gerekli sigortalılık süresi ve prim ödeme gün şartını doldurmuş kadınlar 38, erkekler de 43 yaşında emekli edilmeye başlanmıştı.

Nihayetinde 1999 yılında çıkarılan 4447 sayılı yasayla tekrar 58-60 yaş şartı getirilmiş ve getirilen bu yaş şartının erkeklerde 1976, kadınlarda 1981 yılına kadar geriye dönük “kademeli” olarak uygulanmasına karar verilmişti.

Düzenlenen kademe tablolarına göre; sigortaya giriş tarihi 8 Eylül 1999 öncesi olan çalışanların, sigortaya ilk giriş tarihleri dikkate alınarak, kadınlar için 40-58, erkekler için 44-60 yaş aralığı getirilmişti. Bugün özellikle sosyal medyada örgütlenip “emeklilikte yaşa takılanlar” adıyla anılan grupların da karşı çıktıkları şey bu geriye dönük olarak uygulanan “kademe” şartlarıdır. Bu kişiler sosyal bir devlette kazanılmış hakların hiçbir şekilde geriye dönük olarak ellerinden alınamayacağını ve yapılan bu uygulamaların kendilerini “mağdur” duruma düşürdüğünü söylemektedirler. (Bu kişilerden gelen mağduriyet mektuplarının bir kısmını yazımın sonunda okuyabilirsiniz.)

***

İşte 53 yaş, bu kademelerle ilgili. Günümüz itibariyle bu kademeli yaş şartına takılanlar 48-49 yaş civarında emekli olabilmektedirler. SGK’dan sorumlu bakanımızın “53 yaş” derken kastettiği de budur.

Madem böyle bir şey düşünülüyor, neden şimdi de bu kişiler için ortalama emekli olma yaşının zaten 50-51’lere yükseleceği 2015 yılından sonra bu konuda karar verilecek? Aslında cevabı en basit soru bu; 2013’te Yerel seçimler, 2014’te Cumhurbaşkanlığı seçimi ve 2015’te Genel seçimler var.

Ancak benim anlayamadığım, iktidara açıkça oy kaybettireceği belli olan böyle bir konu neden tam da seçimler öncesi basına sızdırıldı. Mantığım, bu konuda hiç konuşmayan Sayın Başbakanımızın yakında geriye dönük uygulanan bir yasayla yaş şartına takılmış ve sayıları 5 milyonu bulan bu kesime beklenenin aksine önemli müjdeler vereceğini söylüyor.

Zaten bir kez emekliliği ötelenmiş bu kişilerin emekliliğinin, yeni bir yasayla ikinci kez ötelemenin hem yasal hem de sosyolojik anlamda çok büyük sorunlara yol açabileceğini, bu nedenle de böyle bir uygulamanın 2015 sonrası için bile olsa, hayata geçirilmesine imkân olmadığını düşünüyorum.
Kenan KESKİN (SOSYAL GÜVENLİK DANIŞMANI)


GERİYE DÖNÜK KADEMELİ YAŞ ŞARTINA TAKILANLARDAN GELEN MEKTUPLAR:
Kenan Bey ben Süleyman Batmaz, 15.03.1967 doğumluyum. Sigorta başlangıcım 22.11.1985 6962 günlük primim var. İşten çıkalı 1 yıl oldu yaşım 45 dört çocuğum var. Biri tıp okuyor. Biri üniversiteye hazırlanıyor. Biri lise 2 de. En küçüğü bu yıl anaokuluna yazdırdım. İşim yok. Emeklide olamıyorum. Aldığım tazminat bitmek üzere şu ana kadar onunla geçindim. İş için yaşlı emeklilik için gencim. Sn. AKP hükümetine sorar mısınız, hayatımı devam ettirmek ve çocuklarımı okutmak için ne yapmalıyım? Saygılarımla. (Süleyman Batmaz)

Ben en son 1995 yılından bu yana Eskişehir de sektörün lider firmalarından birinde 15 sene çalıştım. Tahmin edersiniz ki otomotiv sektörü krizlerde en çok etkilenen bir sektör 1995 ten bu yana çok Kriz gördük adı anılmaya başladığı andan sonra ilk önce satışlar düşer sonra üretimler düşer ücretsiz izinler başlar yine böyle bir Kriz öncesi işler iyiyken kredi ile sıfır otomobil aldım Kriz bir patladı ücretsiz izin derken bizim kredi ödenemez oldu. O ara kredi kartları devreye girdi onları kapatalım derken ekstra krediler alarak tökezleye tökezleye atlattık. 2007 de TOKİ dediler kira öder gibi dediler.

O zaman oturduğum eve 450 TL kira ödüyordum, 573 TL uygun geldi. Eşim de yeni emekli oldu, hadi para çarçur olmasın alalım kendi evimizi ödeyelim dedik girdik. Girer girmez ev taksit ödemeleri başladı. Ama evler şubat dediler, mayıs dediler yok. Tam bir sene sonra teslim edildi. Eve girene kadar hem taksit hem kira ödedim. 2009 da yine bir kriz dönemi. Ücretsiz izinler vs. derken maaş yetişmiyor yine kredi kartları yine krediler, dayanamadım. Hadi ev elden gitmesin İşler açılınca çok çalışır toparlarız dedik. Ama 2009 Nisanda İşsiz kaldım. Biraz tazminat aldım. Onunla bir tuhafiye dükkânı açalım evin ekmeğini çıkartır, hanımın emekli maaşıyla da evi öderiz dedik. 1 sene zor dayandık algısı vergisi kirası stopajı derken elde avuçtakini de tükettim. Dükkânı kapattıktan sonra 1sene Iş bulamadım. Yaşlısın dediler. Eşimin maaşı ile idare etmeye başladık. Bir ay evi ödedik, bir ay evin ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştık. Haliyle TOKİ ye borç yapmaya başladık. Şu anda 10 taksit geriden geliyordum ama tabii ki faizini de alıyorlardı.

TOKİ yeni bir yazı göndermiş. Banka geçmişe ait borcu olanların taksitlerini almıyor. Uzun lafın kısası ödeyemediğim İçin TOKİ şu anda evimi alıyor. 2011 Haziranda eski kanuna göre emekli olmam gerekiyordu. Maaş hesaplamada 1432 TL maaş bağlıyor ama yaşa takıldık, alamıyoruz.

Benim hikâyem bu Kenan Bey, istediğiniz gibi yazın çizin. En azından emekli maaşım olsaydı evimi öder bitirirdim, kimsenin eline bakmazdım. Şu anda bir otomotiv satış bayisinde yıkamacı olarak çalışıyorum 741 tl maaş alıyorum. Çalıştığım her ay da emeklilikte bağlanacak maaşımın düştüğünü öğrendim. Eşimin ve benim kredi ve kredi kartlarımız yüzünden yine sıkıntılı günler geçiriyoruz. Birde hakkını ararken seni tanımayan ve hakkında hiçbir bilgi sahibi olmayan insanlar seni provokatörlükle suçlayınca iş zıvanadan çıkıyor.

2 tane çocuğum var onların hiç günahı yok. Nereden bilecekler devletimin benim hayatımı kararttığını. Gıda haricinde hiç bir ihtiyacını karşılayamıyorum. Okullar açılıyor ne yapacağımı şaşırdım. Hani meclis açılınca bir ümit derken birde 53 yaş olayı çıktı. Son damlaydı bardağı taşırdı. Allah sonumuzu hayır etsin. Hayırlı geceler. (Yusuf Biberoğlu)


Selamlar öncelikle konunun topluma erken emeklilik olarak lanse edilmesine karşıyım konu kazanılmış emeklilik hakkının IMF dayatması ile halkçı Ecevit hükümeti tarafından gasp edilmesi ve haksızlıklara karşı olan AKP hükümetinin bu konuyu bir türlü gündemine almamasıdır. 12 Eylül mağdurları, ekonomik kriz mağdurları, terör mağdurları hatta dış ülkelerdeki mağdurlar hatırlanırken davasında bu kadar haklı olan kesim neden göz ardı edilmekte anlamış değilim. Eğer ki ekonomiyi düzelttiğinizi, IMF ye bağımlı olmadığınızı, mağdur kesimin yanında olduğunuzu, iddia ediyorsanız zaman geçirmeden bu işi artık çözün.(eve lazım olan camiye haramdır önce halkınızı düşünün) (Türker Ekiz)


Merhabalar iyi çalışmalar cumhuriyet kuruldu kurulalı başa gelmiş tüm hükümetler maalesef emekçinin sosyal haklarıyla olumlu ya da olumsuz yönde oynamışlardır hiçbir hükümet döneminde bu gibi olaylar büyük sorunlara neden olmamıştı çünkü ortada birilerinin hakları gasp edilmemiştir. Fakat emeklilikte yaşa takılan kader arkadaşlarımla ben geçmiş hükümetler ve Türkiye cumhuriyeti sosyal güvenlik yasalarının bizlere kanunlarca belirtilmiş ve hükme bağlanmış olan haklarımız, daha sonra iktidara gelen hükümetler tarafından gasp edilmiş durumdadır.

Çok fazla kafası çalışan bir insan olmamama rağmen Türk ceza kanunlarında acık bir şekilde gasp suç kapsamına girmektedir. Onun içindir ki ben bizlere verilmiş olan kazanılmış haklarımızı kim ya da kimler tarafından yapıldığının öneminin olmadığını gasp edilmiş haklarımızın sağlıklı beyinler tarafından düşünülüp incelenip benim gibi mağdur olmuş tüm arkadaşlarıma iade edilmesini önemle şuanda iktidarda bulunan hükümet yetkilerinden arz ve rica ediyorum. Saygılarımla (R. Güven)

Mehaba Kenan Bey. Ben bir sağlık çalışanıyım. Şu anki emeklilik kanununda en mağdur olan bizleriz. Bizler 18 yaşında işe başlıyoruz ve en çokta bizi emeklilik yaşı etkiliyor. Bizler hem küçük yaşta işe başladık yaşımız küçük olduğu için de yaş kanunu en çokta bizi yani sağlık çalışanlarını etkiledi. (Müjgan YALÇIN)

Bende yaş mağduruyum ve bu hakkımın alınmasını hazmedemiyorum. Şöyle ki ben 17 yaşımda çalışma hayatına başlamışım fakat benden 10 yaş büyük bir arkadaşım 32 yaşında başlamış olduğu iş hayatında toplamda çalışmış olduğu 17 yılsonunda emekli oluyor ve ben hala 22 yıldır çalışıyorum ve halende bir 4 yılım daha var emekli olabilmem için... Yani ben bir sabah uyandığımda böyle bir kanun çıktığını tahmin edebilseydim neden çocuk yaşta çalışıp hem yorulayım hem çalışmaktan bıkayım hem yıpranayım der ve 30 yaşında iş hayatına başlardım .. Ben iş hayatına başladığım zaman kanun ve şartlar ne ise onu istiyorum bende gelecek kaygısı var hala da 4 yılım var diyemiyorum haran bu devlette hakkın elinden alınabiliyor nerede sosyal hak.. Yok böyle bir hak... Kanunlar geriye dönük suçluları affeder adam öldürürler ama af çıkar ..biz ise vergimizi ödemiş yıllarca bu devlete hizmet vermişiz..
Bunun yanında zaten hiçbir kurum çalışanını o yaşlara kadar çalıştırmaz ve insanlar işlerinden olduğunda ne yeni bir iş bulabilirler nede emekli olabilirler... Ben bir bayanım inanın çok yoruldum mesleğim bankacılık evlenmeden iş hayatına atıldım ne yeterince aileme çocuğuma nede büyüklerime sevdiklerime zaman ayıramıyorum sosyal yaşantım hafta sonu sadece ev işleri... Ben sadece yeni bir hak değil ben kazanıp da elimden alınan hakkımı istiyorum pirim gününü dolduran insanlar çalışmaktan gerçekten yorulan insanlar... (Gülay Şenol Sağlam)

1985 yılında henüz 17 yaşında iken Sigortalı oldum. Bu kadar sürenin neredeyse son 10 yılında hep tavandan pirim ödemesi yaptım. 2010 yılında yaklaşık 2 sene çalışamadım ve 6 ay içinde sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkım iptal edildi.

Ödediğim pirim ile devletin bana yıllarca bakması lazım iken emekli olamadığım için maaşı geçin sağlık hizmeti bile alamıyorum. Allah şükür ki yeniden iş hayatına döndüm ve yine tavandan pirim ödeyerek sağlık hizmeti alma hakkımı kazandım. Doğuda beş kuruş pirim ödemeden yedi ceddine yeşil kart ile bakan bir sürü beleşçi, terrorist var iken bu yapılan bize hak mıdır.

Bu memlekette 4 sene (Erken seçimler yüzünden) milletvekili olunca emekli oluyorsun fakat tabiri caizse eşek gibi çalışıp pirim ödediğin halde hem de 25 yıldan fazla hizmetin olmasına rağmen emekli olamıyorsun. Neymiş yaşı bekleyecekmişiz. Biz sigortalı olduğumuzda yaş mevzusu böyle değildi. Bizim geçmişe dönük haklarımızı gasp edenlere hiçbir şeyimi helal etmiyorum.

Birde üstüne üstlük emeklilik yaşımız 48den 53’e çıkacakmış. Allah korusun işimizden olursak bizi bu yaşta kimse işe almaz. Babam kanserden ölmüştü 61 yaşında ben onun yaşını da göremem sanırım böyle bir şey olursa. Saygılarımla (Murat KOMAÇ)

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> EMEKLİLİK BEKLERKEN SAKIN HASTALANMAYIN - 18.04.2014
>> İHTİYAÇTAN SATILIK AKIL - 12.04.2014
>> ŞİMDİ "TORBA" ZAMANI - 04.04.2014
>> Ala Turka SGK - 26.03.2014
>> Siyasi partiler çöplüğü - 20.03.2014
Hangi yazar bugün ne yazdı?
Sevilay  YÜKSELİR Mümtaz TÜRKÖNE Aslı AYDINTAŞBAŞ Ali BAYRAMOĞLU
CHP'li vekil ne yapıyor?
Tüm Yazarlar
GazeteA24 Yazarları
Av. Gökben AHİ Ateş NESİN Dr. Mithat TOSUN /  Gündelik düşüncelerin ötesine yolculuk... Abdullah AYAN Ahmed KAYMAK Doç. Dr. B. Nazan WALPOTH AV. Hasan DOĞAN Kenan KESKİN Sos. Güv. Danış.
MSN kayıtları boşanmada delil olur mu?
Tüm Yazarlar
facebook'dan takip et
twitter'dan takip et