Dershanelerde son durum ne. Dershaneler kapanacak mı

Recep Tayyip erdoğan'ın talimatı ile üniversite giriş sınavına hazırlık kurslarının kaldırılma işlemleri ne oldu. Dershaneler kaldırılacak mı. Dershanelerin kaldırılması doğru mu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz mart ayında, üniversite giriş sınavlarını ve üniversite hazırlık kurslarının kaldırılacağını açıklamasıyla birlikte alevlenen ‘dershaneler kapanmalı mı? Tartışması sektörün en önemli gündeminin fitilini de ateşlemiş oldu. 2013 yılında kapanması öngörülen dershaneler kapanmalı mı? Kapanmamalı mı? Diye tartışmalar sürürken, kendilerine resmi bir bildirim olmadığını söyleyen dershaneler, önümüzdeki yılın kayıtlarını şimdiden almaya başladılar. Dershanelerin kapanmaması için bir yandan da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan randevu bekleyen sektör temsilcileri, bir yandan da gelecek yılın hazırlıkları kapsamında seviye tespit sınavları için ilan ve duyurularını tamamlamaya çalışıyorlar. Resmi bir tebligat ulaştırılmadığı için çalışanlarına henüz kapanma konusunda duyuru yapmadıklarını belirten dershane yöneticileri, resmi olarak ‘dur’ yazısı ellerine geçmedikçe faaliyetlerini sürdüreceklerini ifade ediyorlar. Dershanelerin kapatılmaması için Kasım ayında sosyal medyada ‘#dershanemolmasaydı’ etiketiyle twitter üzerinden tepkilerini dile getiren öğrenci ve veliler ise ulaştıkları 1.2 milyon tweet sayısıyla sorunu başka bir açıdan kamuoyunun dikkatine sunmayı başardı.

Dershanelerle ilgili sürecin iktisadi ve hukuki boyutu olduğunu ifade eden Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in basın ile paylaştığı son bilgilere bakılacak olursa, dershanelerle ilgili süreç henüz sonlandırılmış değil. “Karşımızda tek tip dershane yok. Sürücü kursları, İngilizce hazırlık, KPSS ve TUS gibi sınavları yapanlar var. Birden çok tür dershane var. Bunların her birisinin durumu göz önüne alarak hukuki düzenleme yapmak gerekiyor, tartışıyoruz. Ayrıca toplumu rahatsız etmeden, dershane mağdur etmeden bir formül bulacağız” diye konuşan Bakan Dinçer, son yıllarda sektörde yaşanan daralmaya da ayrıca dikkat çekiyor.

ÖZ-DE-BİR, TÖDER ve GÜVENDER gibi sektörün çatı örgütleri ise, dershanelerin kapatılmaması ya da sürecin sektör açısından en az hasarla atlatılması için çalışmalarını sürdürüyorlar. Konuya ilişkin olarak Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer ile de görüşen ve dershanelerin varlıklarını sürdürmesi için gerekçelerini bir rapor ile paylaşan sektör derneklerin bazı önerileri ise şunlar: Okula dönüşme gücünü kendinde hisseden az sayıda dershane olduğu bilinmeli. Sektördeki bazı dershanelerin yapılandırılması için daha fazla süre tanınmalı. ABD’deki charter school örneğinde olduğu gibi sorunlu bölgelerdeki bazı okullar, projesi iyi olan dershanelere verilmeli. Dershanelere tanınacak olan özel okul açma şartları esnetilmeli.

‘Kapatılma söylemde var resmi çalışma yok’

Uzun zamandı gündemde olmasına karşın, dershanelerin kapanmasına yönelik resmi anlamda çalışma ya da karar olmadığını hatırlatan ÖZ-DE-BİR Başkanı Faruk Köprülü sektördeki tedirgin bekleyişi ise şu cümlelerle aktarıyor; “Başbakan ile görüşme talebimiz hala geçerli. 100 bin çalışanın olduğu sektör olarak önümüzü görebilme adına bir şeylerin artık netleşmesi gerektiği yönünde beklentimizi belirtmek istiyoruz. Çalışanlarımız da büyük tedirginlik içinde, belirsizlik tedirginlik yaratmakta.”
GÜVENDER Başkan Yardımcısı ve TOBB Eğitim Meclisi Başkan Yardımcısı Eyyüp Kılcı ise, dershanelerin kapatılması kararını doğru olmadığını söylüyor. Birçok ülkede dershanelerin fonksiyonları itibariyle tartışıldığını ancak eğitim ve öğretim faaliyetlerine yasak getiren bir ülkenin bulunmadığını belirten Kılcı “Bizim araştırmalarımıza göre eski Demirperde ülkeleri hariç dershaneleri geçmiş dönemde yasaklamış tek ülke Güney Kore’dir. Güney Kore’de de 2000 yılında bu yasak kalkmıştır” diyor.

Özel Efdal Eğitim Kurumları Genel Müdürü Turgut Irmak’a göre ise, eğitim sisteminde kalitenin artırılması için öğrencilerin beslenmesinden itibaren başlayan derinlikli bir sorun. Ayrıca Eğitim Fakülteleri sorununa da dikkat çeken Irmak, başarılı bir sistem için, donanımlı Eğitim Fakülteleri ve öğretmenlere ihtiyaç olduğunu vurguluyor.

Dershanelerin kapatılmasının çözüm değil sorun olacağına dikkat çeken Engin Deniz Danışmanlık’ın Kurucusu Fırat Ataklı ise, “Dershaneler kapatılır kapatılmaz “merdiven altı” tabir edilen yerler faaliyete geçecek, özel ders talebi tavan yapacak, insanlar çocuklarında ortaya çıkan açığı kapatmak için farklı adreslere yönelecek. Adresler farklı olacak ama işlev aynı kalacak” diyor.

‘Dershaneler günah keçisi değildir’

Dershanelerin bütün eğitim sorunlarının sorumlusuymuş gibi gösterilerek ‘günah keçisi’ ilan edilmesinin haksızlık olduğunu ifade eden Faruk Köprülü, “Dershanelerin kapatılmasıyla sorun çözülecekse bu fedakarlığı biz yaparız” diyor. Öğrenmenin yaşam boyu bir süreci kapsadığını ve dershanelerin bu süreçte her zaman yeri olacağını belirten Köprülü, dershanelere duyulan asıl talebin gizli kaldığını düşünmekte. Özel dershanelerin çok fazla bilinmese de eğitim sisteminde önemli birçok sorunu çözme işlevi gördüğünü söyleyen Köprülü, “Bu bakımdan özel dershaneleri sistemin bir sorunu olarak değil, sorunların çözümünde kullanılabilecek bir alternatif olarak görmek gerekir. Dün özel dershanelerimizin açılıp yaygınlaşmasına neden olan koşullar/etmenler bugün de ortadan kalkmış değildir. Biliyoruz ki okullarımız; bölgeler, iller, hatta ilçe ve semtler arasında gerek alt yapı, donanım gerek insan kaynakları bakımından önemli farklılıklar taşımaktadır. Ve ebeveynler çocuklarına daha iyi bir gelecek sunmak istemekte, bunun yolunun daha iyi eğitim olanakları yakalamaktan geçtiği kabul edilmektedir.” Dershanelerin varlıklarını sadece eğitimdeki nitelik farklarından kaynaklanmadığını; pek çok seçkin okulda okuyan öğrencilerin de dershaneleri tercih ettiğini ifade eden Köprülü, “Bu da dershanelerin yarattığı güven, saygınlık, kabul görme, işini iyi yapma gibi özellikleriyle toplum tarafından ihtiyaç olarak kabul edilip benimsenmeleriyle açıklanmaktadır” dedi.
(egitimajansi) 

YORUMLAR